Sık Kullanılanlara Ekle


 
OMU SINIF ĞRETMENLİĞİ WEB SİTESİ
 
  Ana Sayfa
  Ziyaretçi defteri
  Atatürk
  Şiir Köşesi
  Magazin Köşesi
  Ders Planları
  Ders notları
  Ürettiklerimiz
  Video
  Resimler
  Oyunlar
  Faydalı Programlar
  Sinema
  İddaa Köşesi
  Kral fm
  Aşk Ölçer

SOSYAL BİLGİLER

DUYURU.
SEVGİLİ ARKADAŞLAR SOSYAL BİLGİLERDEN YAPTIĞIMIZ GÜNLÜK PLANLARI ozdemirali86@gmail.com ADRESİNE GÖNDERİRSENİZ SEVİNİRİM.TEŞEKKÜRLER...

<>



DEĞERLİ ARKADAŞLAR YENİ AÇILAN SİTEMİZ İÇİN İÇERİĞE İHTİYACIMIZ VARDIR BU KONUDA BİZE YARDIMCI OLURANIZ SEVİNİRİM..,

İRTİBAT: ozdemirali_61@hotmail.com ve ozdemirali@egitiyoruz.com.

Şiir Köşesi




















Hakan KARAMAN

 
  Bu çocuğa dikkat edin yarın imza almak için peşinden koşabilirsiniz.!      
 
 
 
 
 VEDA
             “Yalanlarınla şiirlerimi, varlığınla günlerimi kirlettin..!” 
Bu son ayrılıktır,bu son veda
Sen elin olmuşsun,çareler çaresiz artık bu saatten sonra
 
Şimdi hangi su temizler seni,hangi tas,hangi hamam
Ben seni mi sevdim
Bu ben olamam
 
 
Söyle şimdi kim tutar beni
Hangi sevinç bastırır sana olan bu nefretimi
Bu kadar mı basittin,bu kadar mı kolay
Elimde olsa bir kaşık suda boğarım seni
 
Bu sitem sanadır,bu nefret sana
Sen yalanlarınla attın imzanı bu aşkın altına
İşte dilimin ucunda en çılgın küfürler
Şimdi bir bakışın yeter mi beni susturmaya
 
Kirli bir gömlek değil bu çıkarıp atamazsın
Tüm bedenini sarmışken bu utanç
Bir daha yüzüme asla bakamazsın
İşte kafamın tası attı
Her öpüşün bir harf oldu sen yazdın benim ölüm fermanımı
Sen yalan aşkların basit kadını
Artık ne ben bağışlarım seni ne de tanrı
 
Şimdi iyi biliyorum aşktan ne beklediğini
Nasıl bir vefa nasıl bir ilgi istediğini şimdi iyi biliyorum
Ve anlıyorum benden neden köşe bucak kaçtığını
Sana acımam artık
Bundan böyle kime istersen ona aç yatağını
 
 Hangi yağmur yarışır şimdi benim gözyaşlarımla
Hangi rüzgâr,hangi fırtına kafa tutar çığlıklarıma
Faydalar faydasız artık
Çarelerin eli kolu bağlı karşımda
Meğer ben ne saf adammışım
Ben miydim o taş kalbinde sevgiyi arayan
Ben miydim o günahkâr ellerin için savaşan
Söyle ben miydim eşime dostuma seni aşk diye tanıtan
Ve şimdi gerçekten sen misin söyle
Kirli bir beden,kirli bir ruhla karşımda duran
 
Bil ki;bir hiçsin artık gözümde
Yüreğimdeki bu matem boşa geçen zamanım içindir
Bilmiyorsan öğren kitapsızım
Bütün şiirlerimin laneti senin gibilerin üzerinedir
 
İşte kırıyorum sana giden bu ayakları
İşte kayalarda parçalıyorum sana inanan bu başı
Ve bütün kilitleri vuruyorum üzerime
Artık hiçbir güç beni sana götüremez
Öyle düştün ki gözümden
Seni sokaktaki köpek bile affetmez
 
Utan vicdansızım,şimdi benden utan
Utan vurdumduymazım,şimdi utan dostlarından
Utan Allahsızım,şimdi utan o kirli ruhundan
Sakın ölme bu halde
Artık toprak bile atar seni kucağından
 Seni istemem artık,seni istemem
Gelme bana bu saatten sonra neye yarar
Neyin kaldı ki bana verebileceğin
Ne güzelliğin
Ne masum gözlerin
Ne de şerefsiz olan şerefin
Yüzün var mı yüzüme bakacak
Bundan böyle seni bekler
En sıcak yeri cehennemin
 
Artık bu saatler dağ gibi bir adamın
Yalanlarla yıkılmış bir sevdanın
Ve ihanetle kirlenmiş bir aşkın son soluğudur
Sen hiçbir şey olmayı seçtin,ben her şey olmayı
Anlıyorum,sana da yakışan budur
 
Söyle ben kimin için yazdım bunca şiiri
Benim şair yüreğim kimin gözlerinde sevdi yeşili
Bu muydu bana layık görülen
Sitemlerimin sahibi kim şimdi
Bu kulakları tırmalayan çığlıklarım kime
İsyanlarım hangi kendini bilmeze
Artık benim bu halime yerde şiirler
Gökte melekler ağlar
Sen ağlama sakın,sen ağlama
Bilirsin,yaş sadece insan olanın gözünden akar
 Bu kadar mı onursuzdun
Bu kadar mı gurursuz
Demek hep böyle ışıksızdı senin gecelerin
Demek hep böyle sessizdi ihanetlerin
Zevklerin…
Artık pişman olsan ne fayda
Benim neyime gerek senin gibi sevgili
Unutamam ki beynime kurşun gibi işleyen
Tutkularının esiri olduğun geceleri
Artık tutamam ki o günahkâr ellerini
Yok sayamam ki dudaklarındaki dudak izlerini
Ne yapsan ne etsen faydasız artık
İşte tüm çıplaklığıyla karşında ayrılık
Sakın unutma!
Nereye gidersen git
Bu leke gölgen gibi hep ardından koşacak
Ve bundan böyle
Benim başım hep dik,senin başın hep eğik olacak
Elveda buz yüreklim
Elveda taş kalplim
Elveda kıymet bilmezim
Elveda vazgeçilmezim
Elveda sana
Elveda…
 
 
         SENİ SEVMENİN BEDELİ
                                    “Tenini ıslatan yağmur değil artık
                        Göklerde bana ağlıyor yüzlerce melek…”
 
                          Ölümle yaşam arasındaki bir çizgiden…
 
Bir başkayım bu akşam,bir başkayım
Sanki üstüme geliyor bütün yıldızlar,rüzgâr bile dokunsa ağlarım
 
Bir sensizliğim geliyor aklıma,bir de ölüm,sence hangisi daha zor
Nedensiz titriyor ellerim,yüreğimde bir kor
 
İnsanlara bakıyorum,hepsi mutlu,hepsinin yüzünde gülücük
Bir de kendime bakıyorum,sönmüş tüm ışıklarım,güllerimin boynu bükük
 
Derken sen ilişiyorsun gözlerime,işte mutluluk diyorum
Sen çekip gidiyorsun ya zamansız,ölümü düşünüyorum
 
Sonra vuruyorum kendimi sokaklara,sokaklarda ayak izlerin
Ve rüzgâr fısıldıyor kulaklarıma,değmezmişsin
 
Kızıyorum önce,kapatıyorum kulaklarımı duymamak için
Yıldızlar yazıyor göklere,sen o vefasızın eserisin
 
Geçiyorum aynanın karşısına,soruyorum kendime,gerçekten öyle mi
Görüyorum ki batmış bütün gemilerim,perişan etmişsin beni
 
Şimdi görüyorum ki,bir şiirimi bile anlamamışsın
Yırtmışsın sayfalarımı,kalemimi kırmışsın
 
Keşke yok dilimde,seni sevmenin bir bedeli olmalıydı
İşte ödüyorum!Açtım Azrail’e kollarımı,sana bırakıyorum hayatı
 
AŞKA DA MI ÇELME TAKTIN
                                       “Vay bee..!”
Aşk bu kadar düştü mü
Senin dilinde ne işi var seni seviyorumların
 
  KUNDAKTAKİ BİR AŞKIN HAYALLERİ
        “Daha doğmadan çalınmıştı bütün hayallerim…”
Sustum
Bir kimlik aradım günlerce
Günlerce aradım kendimi
Arka sokak çocuklarının düşlerinde
Sustukça kanadım
Kanadıkça sustum
 
Oysa ne çok ayrılık yaşamıştım
Ne çok bitiş
Kaç kez sırtımdan vurulmuştum zamansız
Kaç kez kendi yalnızlığımda boğulmuştum amansız
Her türlüsü tatmıştım “acı” denen şarabın
Ama bu kez kimselere soramadım seni
Kimselere anlatamadım
Sustum
 
Konuşabilsem çöller yeşerecekti biliyorum
Yaşlar dinecekti
Bende görecektim güneşi
Benim de dileklerim olacaktı kayarken bir yıldız
Şarkılara inat sustum
Şiirlere inat
 
Oysa ne çok şeyim vardı anlatacak
Ne çok çirkin gerçeği biliyordum
İnsanlara karalar bağlatacak
Anlatsam ne fayda artık
Şimdi beni kim dinleyip
Kim anlayacak
                                       
 
Sustum
Meydanları boş
Kapıları açık bıraktım
Kimseye bağırmadım kimse için
Sabır dedim
Sabır…
Isırdım dudaklarımı
Yumruğumu sıktım
Ve beklerdim yıllarca
Bıkmadan
Usanmadan
İsyan etmeden yalnızlığıma
Söylenenleri duymadım
Sağırdım
Kördüm senden başkasına
 
Konuşabilsem
Maskeler düşecekti biliyorum
Herkes susacaktı
Herkes tanıyacaktı ruhsuz bedenleri
Hesabı sorulacaktı yalanların
Yanlışların!
Bir gün herkes görecek biliyorum
Nasıl döndüğünü bu çarkların
 
Şimdi çomak sokulmalı bütün bu oyunların tekerine
Gün yüzüne çıkarılmalı gerçekler
Bir tokat gibi vurulmalı yüzlere!
Yalansa yalan denmeli
Doğruysa doğru
Cevapsız kalmamalı artık
Hiçbir sual
Hiçbir soru
                                                            
 
Yeni bir dünya kurulmalı şimdi
Kimsenin bilmediği bir yerde
Kimsenin bilmediği bir şekilde
Tesellinin içinde yer bulamadığı
Avutmanın ve avutulmanın tanınmadığı
Mutluluğun hayallerde kalmadığı…
 
Yeni bir dünya kurulmalı şimdi
Bu düzen değişmeli
Ve hiçbir boş boğazın masasına
Meze edilmemeli kundaktaki bir aşkın hayalleri
Yeni bir dünya kurulmalı
Hemen
Şimdi...!
                                      
     AĞLAYAN MISRALAR
 “Kan damlıyor şimdi baktığım her yere…”
 
           Yaşanan en büyük aşkın sahibi olan bir kadına…
 
 
Gitme diyemedim sana
Tutup kolundan durduramadım seni
 
Bir kara eylül ikindisiydi gittiğinde
Yapraklar sarıydı,ve çıplaktı ağaçların bi çoğu
Gözlerde yaş yoktu belki
Ama yürekler ağlıyordu…!
 
Sensizliğin ilk karanlığıydı bu şehrime çöken
Yüreğimi yakan bu ateş
Sanki çıkıp gelmişti en kızgın aleviyle cehennemden
Avuçlarım kanlıydı
Yüzümü tanımak imkânsızdı aynalarda
Ve çözümü olmayan bir problem gibiydi yalnızlığım
 
İlk kez bu kadar derinden arzuladım ölümü o eylülde
Kendimi bırakmak sonsuzluğa
Ya da kaybolup gitmek serin suların arasında
Belki en doğrusuydu o an son nefesi vermek
Belki de en yanlışı
Ne olur ayıplaman beni
Ölüm bile bu kadar yakmazdı benim canı
 
 
Günler geçti, aylar geçti
Ben her gece sensizliği aldım koynuma
Yokluğunla seviştim geceler boyu
Yastığım sendi, ama sen yoktun
Sağıma baksam yoktun, soluma baksam yok
Seni sordu şiirlerim
O gitti, o dönmeyecek demeye cesaret edemedim
Hep sen varmışsın gibi yaşadım
Yatağın sol yanı her gece boştu mesela
Eşyaların hep aynı yerdeydi
Ve gece lambası hep açıktı istediğin gibi
Soranlara iyi olduğunu söylerdim
Falan filan işte…
 
 
 
 
Derken bir mayıs çalmıştı kapımı en acımasızlığıyla
İçimdeki sen’i de istedi benden bir Salı gecesi
Demek seni uzaktan sevmek bile çok görülmüştü bana
Bir ben ağladım bu şehirde, bir yağmur ağladı
Ellerim kelepçeliydi, çarelerim çaresizdi
Faydasızdı faydalarım
Ve o vakit anlamsızın anlamsızlığıydı
Vermedim sen’i kimselere
Kutsal bir emanet gibi yüreğimde sakladım aşkını…!
 
Sensizlik zordu
Sanki koca bir dünya yüklenmişti yorgun omuzlarıma
Direndim, her geçen gün biraz daha fazla sevdim seni
Çoğalarak sevdim, artarak…
Çalan her telefona ben çıktım
Vurulan her kapıya ben koştum
Ama sen yoktun, yine yoktun
Senden gelen her şeye razıydı bu yürek
Ufacık bir ses
İki satır elinle yazdığın
Kokunu taşıyan bir teli saçının…
Ben ki çaresizliğe meydan okuyan bir adam
İlk kez bu kadar acizim nefes almaktan
Meğer ne zor şeymiş yokluğun!
 
 
Korkularım mıydı beni yanlışa sürükleyen
Yoksa ben miydim yanlış yapmak için korkmayı seçen
Sanırım cevapsız kalan yüzlerce sorudan biri de bu
Bilirim dönüşü yoktur bu yolların
Ve giden geri gelmez
Ama unutma ki;
Hiçbir yangın bir başka yangınla sönmez!
 
Aylardır hep sana aitti özleyişlerim
Bunca zaman kahroluşlarım o amansız gidişineydi
Yerim yanlıştı biliyorum
Zamanım yanlıştı!
Belki de bu aşktaki tek doğru
Senin yeri doldurulamaz bir kadın olduğundu…
 
Sen uzaktayken ben şiirlerle avuttum gönlümü
kılmadım, bırakmadım savaşımı
Alt tarafı gitmiştin
Alt tarafı şiirler ağlamıştı
Ben ölmüştüm alt tarafı
Ömrümce duyacağım şimdi
Söyleyemediğim o iki kelimenin pişmanlığını
 
Bir gözlerine bakamadım şöyle doya doya
Bir de avuçlarımı terletemedim avuçlarında
Her gün bir sensizlik yaprağını kopardım takvimden
Dönüşüne kurdum bütün saatleri
Ve hep adımın yanına yazdım iki heceli ismini…
                                                                                                        
Ne vakit sen düşsen aklıma
Kesilirdi nefesim
Ellerim titrerdi
Engel olamazdım gözümden akan yaşlara
Ne vakit sen düşsen aklıma
lardım!
 
Bugün senin doğum günün eşsiz sevgili
İyi ki doğdun ve iyi ki varsın
Görmediğine inanmazsın bilirim
Görmediğine inanmazsın
Ve bilemezsin öğrenmediğini
Ama iyi bilirsin bir başka ben olmadığı
Şimdi diyorum ki sana
Bir tek sen güldürebilirsin bu ağlayan mısraları
Bir tek sen
Yalnız sen
Sadece sen…
 
 
                                  lın bugününü hep sana ayıracağım
                                                 Taa ki son nefesime kadar…
         
                                                                       3 Nisan anısına
 
ozdemirali_61@hotmail.com  
   
Reklam  
   
power türk  
 
www.kalislilar.tr.gg
www.eklesene.net - sitene radyo ekle www.eklesene.net - sitene radyo ekle www.eklesene.net - sitene radyo ekle
 
HABERLER  
   
 
   
Çok Satan Kitaplar  
   
Bugün 1 ziyaretçi (7 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=